Gelimli Gidimli Dünya
Osmanlı döneminden kalan eski kabristanlara giderseniz, Arap harfleriyle yazılmış mezarların yanında, Latin harfleriyle yazılmış yeni yeni mezarlar görürsünüz. Hiç kuşkunuz olmasın, aslında o yerlerde de eski harflerle yazılmış mezar taşları vardı. Büyük bir duyarsızlıkla bu taşlar tahrip edilmektedir. Mezarlıklar, 15. yüzyıldan başlayarak İstanbul’un toplumsal yaşamına, burada yaşayanların demografik özelliklerine, sanat anlayışına, inanç ve âdetlerine ışık tutan ve halkın kültürünü yansıtan önemli ve güvenilir kaynaklardır. Mezarlıkların böylesine keyfî ve gelişigüzel talan edilmesiyle, geçmişe ait bilgi toplamak için mezar taşları üzerinde araştırma yapmak, giderek olanaksız hâle gelmektedir.
Artık mezarlıklar ve mezar taşları, bu işe soyunduğumuz 90’lı yıllardaki gibi kimsesiz ve sahipsiz değildir. Onların korunması için ilk baskıdaki önerimizi aynen uygulayan belediyeler oldu. Kimi belediyeler, sınırları içinde bulunan mezarlıkları kitaplaştırdı. Sahip olduğu bütün eski mezar taşlarını numaralayıp arşivleyen büyük mezarlık yönetimleri var. Artık İstanbul’daki mezar taşları için üniversitelerde tez çalışmaları yapılıyor.





















