İtiraf etmeliyim ki hat sanatını çok seviyorum. Bu kitabın bir bakıma o sevdanın ürünü olduğu söylenebilir. Bir atasözümüz –öğreneceği işe aşırı sevgi duymayan onu iyi öğrenemez anlamında– Aşk olmayınca meşk olmaz der. Ben bu aşkla hat sanatının derinlerine inmeye, özüne ulaşmaya ve inceliklerini öğrenmeye çalıştıkça, eski deyimle “künhüne vardıkça”, bu olağanüstü renkli ve gizemli dünyanın insana heyecan veren sihirli güzellikler içerdiğini gördüm ve bu coşkuyla duygularımı başkalarıyla paylaşmak ihtiyacı hissettim.
Paylaşmanın bir yolu da yazmaktır. Yakın çevremdekilerin de yüreklendirmesiyle önce kitabın giriş bölümü olan “Hat Sanatı ve Hattatlık” yazısı ortaya çıktı. O zamanlar, bu sanata ilişkin bir kitap hazırlama düşüncesi zihnimde hiç yoktu. Uzunca bir aradan sonra, bu uçsuz bucaksız hazinenin genç kuşaklara mutlaka tanıtılması gerekliliğine inandım ve okuyanlarda merak ve ilgi uyandırmak ve becerebilirsem kimilerine sevdirmek amacıyla, hat sanatının araç, gereç ve formlarına ilişkin yazılar yazmayı bir görev olarak kabullendim. Yazılarda –olanaklar elverdiğince– müzelerden çok, antikacı ve koleksiyoner dostların arşiv ve koleksiyonlarından örnekler vererek, daha önce yayımlanmamış değişik eserler sunmaya çalıştım. Sonuçta herhangi bir sıra gözetilmeden yazılmış, kendi içinde bağımsız, ama bütüne bağlı bir yazı dizisi ortaya çıktı. Bu yüzden okuyucu kimi yazılardaki küçük yinelemeleri hoş görmelidir. Dizinin sonlarına doğru Antik A.Ş.’nin sahibi Turgay Artam, kitabı yayına hazırlayan Yılmaz Uyar aracılığıyla, bana bu yazıların –İngilizce’ye de çevrilerek– kitap hâline getirilmesi önerisinde bulundu. Üstelik bir sonraki yıl Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yılıydı. Sevinerek kabul ettim. İşte başlangıçta kitap olarak düşünülmeyen, neredeyse kendiliğinden oluşan kitabın kısa öyküsü böyle.
Özetle söylemek gerekirse, kâğıdından kalemine, mürekkebinden hokkasına, divitinden kuburuna, maktasından makasına her çeşit araç ve gerecin nelerden, nasıl ve kimler tarafından yapıldığını; kıt’a, murakkaa, mushaf, delâil, icâzet, hilye, levha ve ferman gibi formların özelliklerini; ünlü hattatların eserlerini, kısaca hat sanatında merak ettiklerinizi, bu kitapta bulacaksınız.






















